Перевод: с турецкого на арабский

с арабского на турецкий

elde etme

  • 1 mazhariyet

    1. استجلاب [اِسْتِجْلاب]
    Anlamı: erişme, elde etme
    2. تحصيل [تَحْصِيل]
    Anlamı: erişme, elde etme
    3. فوز [فَوْز]
    Anlamı: erişme, elde etme
    4. نيل [نَيْل]
    Anlamı: erişme, elde etme

    Türkçe-Arapça Sözlük > mazhariyet

  • 2 temin

    1. إحراز [إِحْراز]
    Anlamı: elde etme
    2. تحقيق [تَحْقِيق]
    3. طمأنة [طَمْأَنَة]
    4. نيل [نَيْل]
    Anlamı: elde etme

    Türkçe-Arapça Sözlük > temin

  • 3 tedarik

    نيل [نَيْل]
    Anlamı: elde etme

    Türkçe-Arapça Sözlük > tedarik

  • 4 zevk

    1. أشر [أَشَر]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    2. إعجاب [إِعْجاب]
    Anlamı: güzeli çirkinden ayırt etme yetisi, beğeni
    3. اغتباط [اِغْتِباط]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    4. انبساط [اِنْبِسَاط]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    5. بهجة [بَهْجَة]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    6. تهلل [تَهَلُّل]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    7. حبر [حَبَر]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    8. حبور [حُبُور]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    9. سرور [سُرُور]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    10. سعادة [سَعَادَة]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    11. فرح [فَرَح]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu
    12. مسرة [مَسَرَّة]
    Anlamı: hoşa giden ve çekici bir şeyin elde edilmesinden, düşünülmesinden doğan hoş duygu

    Türkçe-Arapça Sözlük > zevk

См. также в других словарях:

  • ipek böcekçiliği — is. İpek ipliği veya ipek böceği yumurtası elde etmek amacıyla ipek böceği yetiştirme ve koza elde etme işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • teshir — 1. is., esk., Ar. tesḥīr 1) Büyüleme, büyü yapma 2) mec. Kendine bağlama, elde etme Kadındaki teshir kuvvetinin ondaki maddi hayvan kuvvetinden çok daha fazla olduğunu göstereceğim. R. N. Güntekin Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller teshir etmek 2 …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihrâz — (A.) [ زاﺮﺣا ] kazanma, elde etme. ♦ ihraz etmek kazanmak, elde etmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • istihsâl — (A.) [ لﺎﺼﺤﺘﺱا ] 1. elde etme. 2. elde edilme. 3. üretim …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • balcılık — is., ğı Arı yetiştirme, elde etme veya bal alıp satma işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çoğaltım — is. 1) Çoğaltma işi 2) sin., TV Asıl kopya ile aynı özellikleri taşıyan yeni bir kopyayı tek işlemde elde etme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • elektromanyetizma — is., fiz., Fr. électromagnétisme 1) Elektriklenme ile mıknatıslanmanın karşılıklı olarak etkilenmelerinden ortaya çıkan olayların bütünü 2) Elektrik akımıyla mıknatıs elde etme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • hapazlamacılık — is., ğı Yasal olmayan yoldan kazanç elde etme işi …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • iadeiitibar — is., esk., Ar. iˁāde + iˁtibār Yitirilen saygınlığı yeniden elde etme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ihraz — is., esk., Ar. iḥrāz Kazanma, elde etme, erişme Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • istihsal — is., li, esk., Ar. istiḥṣāl 1) Çıkarma, elde etme 2) Üretim Eskiden İstanbul istihlak ile yaşarken şimdi istihsalle yaşamak mecburiyetindedir. Y. K. Beyatlı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller istihsal etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»